Son Dakika
01 Ekim 2020 Perşembe

Konuşmasını Türkçe yapmak istedi Ortalık Birbirine Girdi

23 Kasım 2013 Cumartesi, 14:50
Konuşmasını Türkçe yapmak istedi Ortalık Birbirine Girdi

Konuşmasını Türkçe yapmak istedi Ortalık Birbirine Girdi

Gümülcine’de il binasında yapılan “90 Yıl Sonra Lozan Antlaşması: Azınlıklarla İlgili Düzenlemeler” konulu konferansa konuşmacı olarak katılan gazeteci Evren Dede’nin sunumunu Türkçe yapmak istemesi üzerine konferansı düzenleyen yetkililer müdahale etti. Yaşanan kısa tartışmanın ardından salonda bulunan Yunanistan Milli Eğitim ve Dinişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Yorgos Kalancis’in İhtiyacı olan şeyi bende buldu o. Bak! Ona bu feneri göstermek istiyordum. Sen tasalanma. Ben ona detaylıca anlatırım. Baksana neden şu fenerle oynamayı bırakmıyorsun artık? İç haydi. Birçok gece, sadece gün doğuşunu seyretmek için, buraya gelirim biliyor musun? Ne yapıyorsun? O olsaydı öpüşürdün değil mi? Bundan sana ne? Beni rahat bırak ahbap! Ne istiyorsun kahrolası? Sana sahip olmak istiyorum! Sen delirmişsin! Haber’ya ait ne varsa sahip olmalıyım çünkü onu seviyorum. Ben kimseye ait değilim. Kimseye! Bağışla beni. İçki yüzünden, seni üzmeyi istemezdim. Seni anlamıyorum. Bu olanlardan hiçbirini anlamıyorum. Bırak beni! Bırak! Merhaba, iyi günler. Merhaba. Merhaba, iyi günler. İyi günler. Siz Haberler musunuz? Neler oldu? Ya intihar etti ya da onu kayalıklardan attılar. Trafalgar fenerinin hemen yakınındaki kayalıktan mı söz ettiniz? Evet. Biliyor musunuz? Juan’ın gönderdiği bir fotoğrafta görmüştüm. Dün gece ne yapıyordunuz? Kız kardeşimle birlikte oyun sona erinceye kadar tiyatroda kaldık. Yaklaşık saat sekiz gibi de Madrid’den ayrıldım. Sanırım bunu kanıtlayabilirsiniz. Juanla ne tür bir ilişkiniz vardı? Çok iyi arkadaştık. müdahalesi sonucunda panelden indirildiği öğrenilen Dede’nin konuşma metni diğer katılımcılar tarafından Yunanca olarak okunurken, salonda kısa süreli gerginlik yaşandı.

Konferansa konuşmacı olarak davet edilen Gümülcine eski milletvekili Avukat İlhan Ahmet, panele yazılı bir bildiri sunarak yaşanan olaydan dolayı konferansta yer almayacağını bildirdi. Konferansı izlemek üzere gelen bazı azınlık mensuplarıyla salonu terk eden Ahmet, yaptığı açıklamada, Laura P.’den usandım. Bir kadın ismiyle göndermem senin fikrindi yanılmıyorsam. Pekala, o halde yanılmışım. Haber, beni görmeye gelmelisin. Beni dinle. Ne oluyor? Bana yol mu veriyorsun? Antonio söylemiştim. Artık kapatmalıyım. Eğer sen gelmiyorsan ben gelirim. Antonio, seni sevmiyorum. Ben hala Juan’a aşığım. Seninle bir araya gelemem çünkü onu görmeye gideceğim. Beni unut ve kendine yalan söylemeyi bırak. Ben sana hiç yalan söylemedim. Laura P. Haber olsun! Daha çok var mı? Hayır, kısa sürer. Sen istersen git. Ben her şeyi toparlarım. Tamam. Ama yarın sıra sende tamam mı? Bar şimdi kapalı. Ama bir şeyler almak istersen, bir şişe viski. Hangi viskiden istersin? Aynısından. Sanırım sen Juan olmalısın. Evet, ya sen kimsin? Ben Haber’nun arkadaşıyım. Haber yarın beni görmeye geliyor biliyor musun? Hayır! Artık değil. Bunu söylemem için beni gönderdi. Neden bana kendisi söylemiyor? Seni görmek istemedi. Bu gömlek onun değil mi? Evet, bana o hediye etti. Onu hala seviyor musun? Evet, kendime göre. Ama Haber’nun daha fazlasına ihtiyacı var. Biliyordum ve ben de bunu vermeye hazırdım. Kendini zorlama. yaşanan olayın kabul edilemez olduğunu belirterek, konferansı düzenleyenleri şiddetle kınadığını ifade etti.

Ahmet, Lozan Antlaşmasıyla ilgili bir konferansta Azınlığın anadili olan Türkçe’nin yasaklanmasının akıl almaz bir uygulama olduğunu belirterek, “Konferansı düzenleyenleri bu kararlarından dolayı kınıyorum. Lozanla ilgili bir konferansta Türk Azınlığın varlığı gözardı edilerek kimliğinin inkar edilmesi kabul edilemez. Bu uygulama başta Şimdi onları ne istersen yapabilirsin. Tina bana güvenmemene katlanamıyorum. Sana hiçbir şey sormayacağıma söz verdim. Ve sanırım bunca yıl boyunca da kahrolası sözümü tuttum! Ama unutma ki geçmişinde bana ait şeylerde var. Biraz merhametli ol Haber. Ben çok kırılganım, ve kusurlu biriyim. Evet? Merhaba Haber, benim Juan. Merhaba Juan. Nasılsın? Kötü, çok kötü. Neden mektuplarıma cevap vermiyorsun? Çünkü, seni unutmaya çalışıyorum ve birini unutmaya çalışıyorsan ona yazamazsın. Haber sen ne istersen yapmaya hazırım ama neye ihtiyacın olduğunu bana anlatıp, öğretmek zorundasın artık. Bunlar öğretilemez. Bana bir şans daha ver. Beni görmeye gel ve bırak bir kez deneyeyim. Anlaştık. Seni görmeye gelirim sonra da şu fenerin yerini bulurum. Oraya bayılacaksın. Bana yazmalısın, seni çok özledim. Pekala. Hemen şimdi yazarım. Seni seviyorum. Haber orada mısın? Aç şu telefonu, canımı sıkıyorsun, seni hiç bulamıyorum! Haber Evet, buradayım. Günlerdir seni arıyorum ama cevap vermiyorsun. Çünkü evde fazla kalmıyorum. Sen mektuplarımı aldın mı? Evet. Ama hoşuma gitmediler. Lozan Antlaşması olmak üzere, temel insan haklarına, azınlık haklarına, dil hürriyetine, ifade özgürlüğüne ve kişilik haklarına bir tecavüzdür” diye konuştu.

Kaynak: trthaber

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...